Bugün; 28 Kasım 2014
Yazı Boyutu
   

İletişim Engelleri

Çocuklarla kurulan iletişim maalesef her seferinde çok sağlıklı ve düzgün ilerleyemiyor. Doğru iletişim kurulamamasının nedenleri ise çoğunlukla çocuğu olduğu gibi kabul etmemek, onu tam anlamıyla dikkatli dinlememek ve olaylara onun gözünden bakamamaktır.

Sağlıklı iletişim kurmamızı engelleyen hatalara bazı örnekler verecek olursak;

Emir vermek: Ebeveyni tarafından emir verilen çocuk, korkar, anne babanın isteklerine karşı direnç gösterebilir ve isyankâr davranışlarda bulunabilir.

"Arkadaşının annesinin izin vermesi beni hiç ilgilendirmez, sen gece sokağa çıkamazsın" söylemi hiç yabancı gelmedi değil mi?

"Oyun oynamak istemen beni ilgilendirmiyor, şimdi doğru yatağına git!" söylemi bazı ebeveynlerin sık kullandığı cümle kalıplarındandır. Ebeveyn, bu söylemin, çocuğun yararına ve gelişimine uygun olduğu için söylediğine inansa da, bu cümle çocuğun üzülmesine ve korkmasına neden olur.

Bunun yerine uyumasının onun için gerekli olduğunu belirterek, ertesi gün oyun oynamaya devam edebilirsin diyebilir ya da ona süre tanıyarak "10 dakika daha istediğin gibi oyun oynayabilirsin, sonra ise yatıp dinlenmen gerekecek" tarzında bir söylemle daha ılımlı yaklaşabilirsiniz.

Öğüt vermek: Çocukta zorunluluk ve suçluluk duygusu yaratabilir. Çocuk ebeveynlerinin ona güvenmediğini hissedebilir. "Önce dersini çalış, sonra televizyon izle" söylemi her ne kadar masum bir söylem olarak dursa da, çocuğunuzun ona yeteri kadar güvenmediğiniz için onun yerine karar aldığınızı düşünmesine neden olabilir.

Böyle durumlarda, ona öğüt vermekten çok seçenekler yaratmalı, seçimi ve sorumluluğu ona bırakmalısınız. "İstersen önce ders çalışıp sonra televizyon izleyebilirsin ya da önce televizyon izleyip sonra ders çalışabilirsin, hangisini yapmak istersin?" söylemi uygun olabilir.

Yargılamak veya eleştirmek: Çocuk kendini yargılama karşısında yetersiz hissedebilir. "Bu yaşına uymayan, çocukça bir davranış!" söylemi bu duruma örnek teşkil eder. O anda öyle hissedilip söylenen bir cümle, çocuğun kendini o şekilde anlayıp, kendini huzursuz ve yetersiz hissetmesine neden olabilir. Ayrıca bu tür söylemler çocukların benlik saygısını olumsuz etkiler.

Uyarmak veya tehdit etmek: Çocuğun korkmasına ve boyun eğmesine neden olur. Bu iletişim engeli özellikle anneler tarafından sıklıkla kullanılmaktadır.

"Akşam baban eve gelsin, yaptıklarını bir bir anlatacağım" ya da "Bir daha yalan söylersen, seni parka götürmeyeceğim" söylemleri hemen hemen kimseye yabancı gelmez. Bu durumlarda hem baba ya da herhangi biri korkutucu bir unsur haline getirilir, hem de çocuk tehdidin uygulanıp uygulanmayacağını görmek için, yapılmaması istenen şeyi yapabilir.

Oyalama veya konuyu değiştirme: Konuyu değiştirme, çocuğun sizinle paylaşmak istediği sorununu açıklamasını engellediği gibi, çocuğunuz kendisi için önemli olan bir olayın sizin için önemsiz olduğunu düşünebilir.

"Şimdi bırak da arkadaşınla ettiğin kavgayı anlatmayı, yeni oyuncağını beğendin mi?" söylemi bu duruma uygundur. Böyle bir söylemle, konu geçiştirildiğinde, çocuk anlaşılmadığını, önemsenmediğini düşünebilir. Oysaki anlatacaklarını dinlemek bile ona çok iyi gelecektir.

Böyle durumlarda konuyu geçiştirmek yerine, konuyla ilgilendiğinizi gösteren destekleyici cümlelerle (Anlıyorum, ona çok kızmış olmalısın, peki bu sorunu kavga etmeden nasıl çözebilirdiniz tarzında) onu desteklemeli ve ona, onu dinlediğinizi belli etmelisiniz.

Ruh sağlığı yerinde, neşeli, kendisi olmaktan mutlu, atılgan, kendine güvenen çocuklar yetiştirmek isteyen anne babaların iletişim engellerinin farkına varması ve kaçınması gerekmektedir.

 

Gizem Birgül

Psikolojik Danışman ve Pedagog

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Desteklediğimiz Platformlar

          kozakoy-banner